Kuraklığa dayanıklı bitkiler geliyor

AddThis Social Bookmark Button
Türkiye'nin, dünyada yeni iklim koşullarına dayanıklı bitki türlerinin geliştirilmesi konusunda yapılan araştırmalarda ön sıralarda yer aldığı belirtildi.
 
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) bünyesinde oluşturulan Mikrobiyoloji ve Genetik Bölümü laboratuvarlarında devam eden çalışmalarla pamuk, nohut ve mısırda kuraklığa dayanıklı yeni genotipler geliştirildi. Biber ve domates gibi tüketimi fazla olan ürünlerde de ilaç kullanımını en aza indirecek, hastalığa dayanıklı yeni türler geliyor. 
İYTE Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sami Doğanlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel bir statüyle doktora üstü araştırmalar için oluşturulan bölüm laboratuvarlarında tohumculuk konusunda dünyanın önde gelen araştırmalarının yürütüldüğünü söyledi. 
Laboratuvarlarda sürdürülen araştırma projelerinin, 5 yerli tohumculuk şirketi ve kamu kurumlarıyla yürütüldüğünü, bu anlamda Türk tohumculuk teknolojisini dünya çapında iddialı bir konuma getirmeye çalıştıklarını dile getiren Doğanlar, çalışma konularının eskiden akademisyenler tarafından belirlenirken, artık tüketiciler tarafından belirlenir hale geldiğini ifade etti. 
Türk tüketicisinin son yıllarda hızla bilinçlendiğine, sağlıklı ürün tüketme konusunda çok hassas davrandığına dikkati çeken Doç. Dr. Doğanlar, bunun geleneksel ürünler üzerinde daha fazla araştırma yaparak, tüketici şikayetlerini gideren yeni ürünlerin ortaya konmasını zorunlu kıldığını vurguladı. Do ğanlar, küresel iklim değişiklinin de kuraklığa dayanabilen ürünleri zorunlu hale getirdiğini dile getirerek, dünyanın önde gelen laboratuvarlarının bu konuda yoğun bir faaliyet gösterdiğini belirtti. 
Bölüm olarak Anadolu'ya özgü, Türk çiftçisinin yoğun faaliyet gösterdiği ü rünler için yeni genotipler oluşturmaya başladıklarını ifade eden Doğanlar, şunları anlattı: 
"Pamuk, mısır ve nohutta kuraklığa dayanıklı yeni genotipler geliştirdik. Bu genotipler çok yakında tohum olarak kullanılmaya başlanacak. Tarla bitkilerinde de hastalığa dayanıklı yeni türler geliştiriyoruz. Örneğin domates ve biber gibi tarla bitkilerinde zirai ilaç kullanımını en aza indirecek, hastalığa dayanıklı türler geliştiriyoruz. 
Türkiye'de ilaç kalıntısı büyük sorun. Hem yerli ü reticinin tepkisi var hem de her yıl ihracattan dönen yüzlerce ton ürün var. Geliştirdiğimiz yeni türler bu soruna çare olabilecek. İlaçlamayı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil ancak en aza indirebiliriz." 
İYTE Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sami Doğanlar, dünyada tohumculuk konusunda ülkeler arasında büyük bir rekabet bulunduğunu, geçmişte Türkiye'de distribütör firmalarıyla faaliyet gösteren birçok firmanın artık Ar-Ge departmanlarıyla pazara girerek Anadolu'ya özgü türler üzerinde çalışma yaptığını, bu konuda Türkiye'nin geride kaldığı görüşlerinin doğru olmadığını söyledi. 
Doğanlar, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Ülke için önemli olan tüm tarımsal ürünlerle ilgili çalışmamız var. Almanya, İsrail ya da Hollanda'da ne yapılıyorsa bizde de aynısı yapılıyor. Laboratuvar imkanlarımız, yetişmiş insan gücümüz onlardan geride değil. Yaptığımız araştırmalarda birçok yabancı firma işbirliği yapmak istiyor. Bazı ortak projelere de başladık. 
Tohumculuk, rekabetin çok yoğun yaşandığı bir sektör. Türkiye'de tohumculuğun yabancı firmaların elinde olduğu bilgisi doğru değil. Türk tohumculuk sektöründe tahmin edilenin çok üzerinde çalışma yapılıyor. Akademik ortamda sunulan çalışmaları kamuoyu takip edemediği için yanlış izlenimlere kapılabiliyor. 
Çok yakında Türkiye'de yapılan bu araştırmaların getirdiği sonuçlar daha iyi duyulur niteliğe bürünecek. Burada geliştirilen yeni ürünler tarımda ilaç girdilerini azaltarak üreticiye, daha sağlıklı ürünler tüketerek de tüketiciye büyük faydalar getirecek." 
Doç. Dr. Sami Doğanlar, hastalık, tuzlanma ve kuraklığa dayanıklı türlerin moleküler teknolojiler kullanılarak geliştirildiğini, yaptıkları çalışmaların herhangi bir genetik değişiklik içermediğini sözlerine ekledi. 
 


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile